3. MASALLARI ERKEKLER Mİ YAZAR ANNE?
Dört yılı alan yazma sürecimde geçmiş beş yılımı gözden geçirirken, olan biteni enine boyuna değerlendirmiş, yeni gözler takarak bakabilmiş, olay anındaki tutumlarımı yeri gelmiş komik bulmuş eleştirmiş, yeri gelmiş yanında yer almıştım.
Kitabın başındaki yüreği daralmış, hayatın her yönden kendini sıkıştırdığı bir zamanda olduğuna inanan kadın; yazma yoluyla, geçmişini yeni gözlerle gördükçe, geçmişiyle barış yapabilmiş, geçmişinin, bugününe getirdiği olumsuz uzantılarını yok etmeye başlayabilmiş. Sonunda da kitaptan çıkarken; anlatmış olduğu beş yılın aslında o kadar kötü anılarla dolu olmadığını fark ettiğini, yaşadığı her şeyin, aslında hayatı yorumlayış biçiminin bir sonucu olduğunu anladığını okuyucuya aktarmış.
İşin özü; “yaşadıklarımıza nereden bakarsak, hayatımız da o şekilde zannediyoruz” mesajını vermeye çalışan bir kitap yazdım. Yaşadıklarımı nasıl gördüğümü anlatırken, öncelikle, yaşadıklarımı görmüş olduğum açıdan nakletmem gerekiyordu. Sonra, onların başka şekillerde de görülebileceğini fark ettiğimi anlattım. O zaman, yaşanmış olanlar çehre değiştiriyordu. Geçmişimizin bugünümüzü olumsuz etkilemesini bitirmek istiyorsak, yeni açılardan geçmişimizi ele almanın yollarını araştırmalıyız.
Geçmişin kalıntılarından özgürleşmenin yolu benim kitabımda bu şekilde anlatıldı.
Oldukça kötü durumda olduğunu zanneden biri için geçmişi ele almak, aslında olmuş olan her şeyin bir neden dâhilinde büyük bir plana hizmet edercesine gerçekleştiğini fark etmek şansını veriyor. Ben bu şansı kullandım.
Yaşananlar açısından kitabı ele alırsak; masalını gerçekleştirmeyi becermiş birini okuyoruz. Bu bir kadın. Tarihin hep rol model olarak erkekleri “gerçekleştirici” konumda gösterdiği bir dünyada, kadın başarı hikâyelerinin yazılı tarihe dönüşmesini önemli buluyorum. Bu nedenle de bütün kadınların kendi hikâyelerini yazmasını destekliyorum.
Kitapta masalın gerçekleşmiş olduğunu okuyoruz. Kadın büyük bir inat ve sebatla gerçekleştirdiği masalının içinde var olmaya çalışılmıştır ancak masal gerçek olunca umulmadık sonuçlara varmış, kendini kendi masalının içinde esir durumunda bulmuştur. Bu esaretten kurtulmanın yolunu bulması ise ayrı bir hikâyenin konusu olduğu için kitapta yer almamıştır.